Mademoiselle G.

İnsanlar gelir, gider. Ama onlar hiç gitmez. Küçüklüğümden beri çoğalan ailem. Canlarım…

İnsanlar gelir, gider. Ama onlar hiç gitmez. Küçüklüğümden beri çoğalan ailem. Canlarım…

6 gün önce / 29 not /
Hayatımda Manguel gibi çok az insanla tanıştım. Ondaki tevazuyu, sükûneti, bilgeliği de çok az insanda gördüm. Yeryüzü üstündeki ‘yüksek ruh’lardan biri o.

Hayatımda Manguel gibi çok az insanla tanıştım. Ondaki tevazuyu, sükûneti, bilgeliği de çok az insanda gördüm. Yeryüzü üstündeki ‘yüksek ruh’lardan biri o.

1 hafta önce / 34 not /

Cansever’leyim. Dünyanın en gerçek insanlarından biri o.

içeride bir yerlerde çok yalnızsın. bir kalabalık var. kuru gürültü çıkarıyorlar.

Giyinip dışarı çıkıyorum hemen

Ben bu ‘evler’e sığamam.

-Seniha’nın Günlüğünden/III

sonra biri var. yıllar önce, tarihini hatırlamadığın bir zamanda tanışmışsınız. sen ona kalbinden bir yer ayırmışsın. o seni diğerleriyle aynı rafa kaldırmış.

Cüce bir kadınla kambur bir kadın

Günü söylendiler bir park kanepesinde

Ve artık gitmediler, çünkü hiç gitmediler

Ayaklarının altına düşüp

Orada gizlendiler

-Düşüş

sonra bir diğeri. seni anlar sanmışsın. sen sanmışsın. sen hep yanlış anlamışsın.

Ey bana başka olmayanlar

Siz de yoktunuz.

-Metrdotel Eros Otelinde

içeride bir yerlerde çok yalnızsın. işyerinde bir şiir kitabının içine akmışsın. kitap senin içine akmış.

Adamın elindeki kitap benim kitabım

Okuduğu şiir de işte bu okuduğunuz şiir.

-Kitap, Menekşe, Tırnak

ondan kurtuluş ümidi kalmadı…

gerçekten çok şiirsel olurdu eğer dans ederek delirebilseydik… 

3 hafta önce / 12 not /
9 yıl sürdü ve dün bitti. Diploma elimde, ben şimdi bununla ne yapacağım, dedim, kaldım. Öyle işte. 🎓

9 yıl sürdü ve dün bitti. Diploma elimde, ben şimdi bununla ne yapacağım, dedim, kaldım. Öyle işte. 🎓

3 hafta önce / 28 not /
Ustaların ustası… Bu kitap inci değerinde benim için. Orhan Pamuk’un, Elif Şafak’ın ya da herhangi bir yazarın kitabının ingilizce basılmasından binlerce kez daha kıymetli, daha anlamlı… Ve Bu biricik eserden bir alıntı: “Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir.” Öyle midir? diye soracağım geliyor ama sonra içim beni durduruyor…

Ustaların ustası… Bu kitap inci değerinde benim için. Orhan Pamuk’un, Elif Şafak’ın ya da herhangi bir yazarın kitabının ingilizce basılmasından binlerce kez daha kıymetli, daha anlamlı… Ve Bu biricik eserden bir alıntı: “Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir.” Öyle midir? diye soracağım geliyor ama sonra içim beni durduruyor…

3 hafta önce / 55 not /
Elimdekiler bitse de ustayla yeniden biraraya gelsek 💕💙

Elimdekiler bitse de ustayla yeniden biraraya gelsek 💕💙

1 ay önce / 32 not /
İnsanlığın yıldızının parladığı anlar… Zweig yazdı, biz üstüne yenilerini eklemeyi başaramadık.

İnsanlığın yıldızının parladığı anlar… Zweig yazdı, biz üstüne yenilerini eklemeyi başaramadık.

1 ay önce / 94 not /
Sylvia Plath’ı çok sevmekte, onda sayfa sayfa kendimi bulmakta o kadar haklıyım ki… Anlatamam! ”Evet, neşe, tatmin ve arkadaşlık var- ama dehşet verici bir farkındalık içindeki ruhun yalnızlığı da bir o kadar korkunç ve yıkıcı.”

Sylvia Plath’ı çok sevmekte, onda sayfa sayfa kendimi bulmakta o kadar haklıyım ki… Anlatamam! ”Evet, neşe, tatmin ve arkadaşlık var- ama dehşet verici bir farkındalık içindeki ruhun yalnızlığı da bir o kadar korkunç ve yıkıcı.”

1 ay önce / 42 not /
Onarılamaz bir şekilde yaralandık. Acılarımızın biri hafiflemeden bir diğeri…

Onarılamaz bir şekilde yaralandık. Acılarımızın biri hafiflemeden bir diğeri…

2 ay önce / 8 not /

merhaba!

yarın, uzun zamandır heyecanla beklediğim bir kitabı almaya gideceğim. Sylvia Plath’ın genişletilmiş baskı günlükleri Kırmızı Kedi tarafından 3 hafta önce yeniden yayımlandı. günlük, biyografi ve otobiyografi okumayı sevmeyen biri olarak bu kitap beni çok heyecanlandırıyor, çünkü, Sylvia’yı çok yakından tanımamakla birlikte onu hep kendime benzetiyorum. üç haftadır okuduğum başka kitaplar, Kıbrıs seyahati ve sınavlar yüzünden fırsat bulup alamamıştım. okumak ve sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. 

*

gitmeden önce Mine Söğüt’ün en sevdiğim kitabı “Deli Kadın Hikayeleri”nden bir alıntı:

"kokuların dilini anlıyorsunuz demek… peki, evin içindeki koku ne diyor şimdi?"

"bu evde bir zamanlar bir şair yaşarmış diyor."

"başka?"

"bu evde bir şair ölmüş diyor…"

"öyle mi? peki başka?

"…"

"başka bir şey demiyor mu?"

"diyor ama… duymak istemezsiniz…"

2 ay önce / 13 not /
"Senin o anlatılması imkânsız, dayanılmaz gözlerin, bütün kör, şaşı, şiş, alçak ve yere bakan gözleri bir kalemde kaldırır atar dünyadan. Hani geçen gün çektirip attığın çürük diş parçası var ya, işte ona, kurban etmeyeceğim tek kadın -ister Grace Kelly olsun ister Margarett!- yoktur…"
*
"Beyninde mi, yüreğinde mi, başka bir yerinde mi, nerendeyse o İNAT yönünü yaratan dokuları öpmek isterim."
*
"Ne olursa olsun Leyla bunlar mühim değil artık benim için. Benim için yalnız sen mühimsin. Bana kim ne derse desin hatta bir kıza bu kadar ehemmiyet ve kıymet verdim diye bana kızanlar bile olsa, aldırmayacağım ama sen ister dostum ol ister sevgilim, yeter ki hayatımda ol."
*

"Elim erse, ayağım tutsa, seni bütün cihanın görebileceği bir kuleye çıkarır ve bağırırdım: “İşte, insan buna derler! Böyle olmağa çalışın!” İki milyar beş yüz milyon adem evladının seni tanımalarını, öğrenmelerini istiyorum, anlıyor musun?"

"Senin o anlatılması imkânsız, dayanılmaz gözlerin, bütün kör, şaşı, şiş, alçak ve yere bakan gözleri bir kalemde kaldırır atar dünyadan. Hani geçen gün çektirip attığın çürük diş parçası var ya, işte ona, kurban etmeyeceğim tek kadın -ister Grace Kelly olsun ister Margarett!- yoktur…"

*

"Beyninde mi, yüreğinde mi, başka bir yerinde mi, nerendeyse o İNAT yönünü yaratan dokuları öpmek isterim."

*

"Ne olursa olsun Leyla bunlar mühim değil artık benim için. Benim için yalnız sen mühimsin. Bana kim ne derse desin hatta bir kıza bu kadar ehemmiyet ve kıymet verdim diye bana kızanlar bile olsa, aldırmayacağım ama sen ister dostum ol ister sevgilim, yeter ki hayatımda ol."

*

"Elim erse, ayağım tutsa, seni bütün cihanın görebileceği bir kuleye çıkarır ve bağırırdım: “İşte, insan buna derler! Böyle olmağa çalışın!” İki milyar beş yüz milyon adem evladının seni tanımalarını, öğrenmelerini istiyorum, anlıyor musun?"

2 ay önce / 17 not / kitaplarim,

"Gözlerimi öptüğün bir gerçek mi? Onların dudaklarına lâyık olması için, ne yapayım bilmem ki, korkunç azaptayım. Öylesine, hûlya, kutsal ve uzaksın ki… Allah kahretsin beni."

Ahmed Arif. Leylâ’ya yazdığı bir mektupta. Sonsuz bir aşkla. Sonsuza…

2 ay önce / 5 not / kitaplarim,

biraz konuşalım mı?

konuşmak neye yarar? bu çirkin dünyaya hapsolmuş gibiyim. bataklık beni içine çektikçe, kalbimi avuçlayıp, sıktıkça teslim oluyorum. sığındığım yazarlar bu gerçeklikten daha az acımasız değiller. onların kitaplarında da, tıpkı buradaki gibi cinayetler, tecavüzler, insan aklını zorlayan kötülükler ve bütün bunlara sessizce seyirci olan bizler varız. şu balkondan kendimi aşağı atsam, sert bir kayaya başımı vura vura parçalasam ne işe yarar. hiç! dün yazmıştım, ben artık bu dünyanın acılarına katlanamıyorum. bu ülkenin insanlarını sevmiyorum. bu bayağılık ve kötülük içimi kurutuyor.

içim, azala azala bitti. 

2 ay önce / 16 not /
Biz de buradayız! Ali de burada… “-Bana sorarsan, sen yazmak için yaşıyorsun ama yazarken hayattan vazgeçiyorsun. - Bilemiyorum. - Neden yazmayı bıraktın o zaman? -Yazdıkça ölmekten korkuyordum, yaşadıkça da yazmaktan.” Doğan Yarıcı, Sf 102.

Biz de buradayız! Ali de burada… “-Bana sorarsan, sen yazmak için yaşıyorsun ama yazarken hayattan vazgeçiyorsun. - Bilemiyorum. - Neden yazmayı bıraktın o zaman? -Yazdıkça ölmekten korkuyordum, yaşadıkça da yazmaktan.” Doğan Yarıcı, Sf 102.

2 ay önce / 11 not / kitaplarim,
 
Next »

Page 1 of 68
Theme by maggie. Runs on Tumblr.